Unutmak istiyorum güçsüzlüğümü,
Ten acılarımı tin acılarıma tercih edişlerimi
İstemiyorum artık bu zayıflığımı,
En küçük esintide yere serilişini
Bilmezdim sinedeki ateşin güneşe bedel oluşunu,
Yürek yangınına sayısız nefese bedel
Bir bıçak darbesinin tercihini,
Büyük olmaklığa kadar...
14 Mayıs 2016 Cumartesi
Veresiye
Hafakanlar dirildi,
Ölen, dirilmez sanırdım
Tam unutmamın balayında
En savunmasız halimle yakalandım!
Karşıma dizildiler ve yüzüme fırlattılar,
Ellerindeki veresiye defterlerini...
Ölen, dirilmez sanırdım
Tam unutmamın balayında
En savunmasız halimle yakalandım!
Karşıma dizildiler ve yüzüme fırlattılar,
Ellerindeki veresiye defterlerini...
Kara alev
Kararmak istiyorum
Kendimle beraber her şeyi de...
İçim yanar yetmez mi?
Bari sönsün yıldızlar yazık değil mi?
Kendimle beraber her şeyi de...
İçim yanar yetmez mi?
Bari sönsün yıldızlar yazık değil mi?
11 Mayıs 2016 Çarşamba
Uzlet Hali
Uçuşur kelebekler ruhumda
Gözden kan damlarken
Arınma ki kirden pastan ziftten
Bir tutam tin bir parça da ten
Gözden kan damlarken
Arınma ki kirden pastan ziftten
Bir tutam tin bir parça da ten
Doldur doldur sineye gamı
Kimse görmez sen gibi mehtabı
Ele nimettir fecri
Sana kederdir her arz ı endamı
Kimse görmez sen gibi mehtabı
Ele nimettir fecri
Sana kederdir her arz ı endamı
19 Nisan 2016 Salı
Çarelerin Çaresizliği
İnsan bu yalnızdır güneş misali
Parlarsa eksik olmaz dostu güneş misali
Kayarsa tutanı olmaz yıldız misali
Ne ana kalır ne baba,
Hepsi birer gölgedir
Işığınla demlenir
Işığın söndüğünde anlarsın ki,
Kalan yalnız sensindir
Parlarsa eksik olmaz dostu güneş misali
Kayarsa tutanı olmaz yıldız misali
Ne ana kalır ne baba,
Hepsi birer gölgedir
Işığınla demlenir
Işığın söndüğünde anlarsın ki,
Kalan yalnız sensindir
10 Nisan 2016 Pazar
Mütelevvin
Revaklar arasında kaldım,
Önüm ferah ardımda har.
Biri ak öteki kara
Gördüklerim mütelevvin...
Nerede gerçek kimde doğru?
Ey gerçeklerin dili,
Neden sustu o haşmetli boru?
Önüm ferah ardımda har.
Biri ak öteki kara
Gördüklerim mütelevvin...
Nerede gerçek kimde doğru?
Ey gerçeklerin dili,
Neden sustu o haşmetli boru?
Geleceğe yön
İnsanoğlunun üç gayesi vardır: yaşamak, mutlu yaşamak, ebediyen mutlu yaşamak. Ve bu yolda muvaffak olmak ise yaşamı tanımaktan geçer çünkü durumu inceleme ve tenkitlerle tahkim etmeden tahlil etmek bizi istenen sonuçlara ulaştırmada başarılı olamayacaktır.
Yaşam ise üç şekilde tasnif edilebilir: olmuşlar, olanlar ve olacaklar. Birincisini öğrenebiliriz. İkincisini takip edebiliriz. Üçüncüsünü ise ancak vehmedebiliriz. Bu vehmin üçüncü aşamadan ikinci aşamaya aldığı yolda harından birşey kaybetmeyip parlamaya devam etmesi ise yalnızca olmuş ve olanların imbiğinden geçirilmesiyle mümkündür.
Neticesi şudur ki: geçmiş bilmeden yaşananlara yorumlar getirmeden parlak bir geleceğe arpa boyu yol kat etmek mümkün değildir. Kat eden yalnızca zamandır. Kafalar hala aynıdır.
Yaşam ise üç şekilde tasnif edilebilir: olmuşlar, olanlar ve olacaklar. Birincisini öğrenebiliriz. İkincisini takip edebiliriz. Üçüncüsünü ise ancak vehmedebiliriz. Bu vehmin üçüncü aşamadan ikinci aşamaya aldığı yolda harından birşey kaybetmeyip parlamaya devam etmesi ise yalnızca olmuş ve olanların imbiğinden geçirilmesiyle mümkündür.
Neticesi şudur ki: geçmiş bilmeden yaşananlara yorumlar getirmeden parlak bir geleceğe arpa boyu yol kat etmek mümkün değildir. Kat eden yalnızca zamandır. Kafalar hala aynıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)