23 Haziran 2016 Perşembe

İs Karası Gece

İs karası bir gecede uzandım peykede
Işıklarını yakmayı unutmuş yıldızlar
Ve benim aklım hala daha o bilmecede
Verdiyse efsunlu süngeri sorgumuza niye kızar

Bilmece ki kezzaptan keskin baldırandan acı
Usulca vücudumu yalar her yanım sızlar
Nolursun yetiş yardımıma ihtiyar bacı
Mahşer olsun bütün bu loş ıssızlar

Çamur

Aklın âb, ruhun tûrâb; çamur dahledersin sen
Ne vakit fikreylesen , bataklık olmuş olan sen

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Hafakanlar

Unutmak istiyorum güçsüzlüğümü,
Ten acılarımı tin acılarıma tercih edişlerimi
İstemiyorum artık bu zayıflığımı,
En küçük esintide yere serilişini
Bilmezdim sinedeki ateşin güneşe bedel oluşunu,
Yürek yangınına sayısız nefese bedel
Bir bıçak darbesinin tercihini,
Büyük olmaklığa kadar...

Veresiye

Hafakanlar dirildi,
Ölen, dirilmez sanırdım
Tam unutmamın balayında
En savunmasız halimle yakalandım!
Karşıma dizildiler ve yüzüme fırlattılar,
Ellerindeki veresiye defterlerini...

Kara alev

Kararmak istiyorum
Kendimle beraber her şeyi de...
İçim yanar yetmez mi?
Bari sönsün yıldızlar yazık değil mi?

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Uzlet Hali

Uçuşur kelebekler ruhumda
Gözden kan damlarken
Arınma ki kirden pastan ziftten
Bir tutam tin bir parça da ten

Doldur doldur sineye gamı
Kimse görmez sen gibi mehtabı
Ele nimettir fecri
Sana kederdir her arz ı endamı

19 Nisan 2016 Salı

Çarelerin Çaresizliği

İnsan bu yalnızdır güneş misali
Parlarsa eksik olmaz dostu güneş misali
Kayarsa tutanı olmaz yıldız misali
Ne ana kalır ne baba,
Hepsi birer gölgedir
Işığınla demlenir
Işığın söndüğünde anlarsın ki,
Kalan yalnız sensindir