20 Ocak 2016 Çarşamba

Yaz çiz kız

Bileklerimde yine zelzeleler baş gösterdi. Bileklerim yine köpürüyorlar, tepiniyorlar; duyabiliyorum  dillerinde:”Yazı Yazı!” diye bir tezahürat. Zihnim acımasızca coplarını savuruyor, yaptığı gayri ahlaki. Lakin ne yapsa tarumar edemiyor bilekler muvaffakiyete gayretli. Çıldırıyorum idrak edemiyorum içinde fırtınayken bilekte neden kasvetli. Zihnim hani en benciliydik biz dünyada. Yazmadan nasıl başarılı bir hodbin olunur ki?
             Damarda kan bilekten fikir akmadıkça ne kıymetleri var. Kağıt ey nurlar saçan, ışıldayan kağıt! Sende de suç var. Neden öyle güzel güler zihnimi bulandırırsın? Hadi hadi bir gayret sünger ol em mürekkebimi. Zihnime ne diyebilirim ki... Neden işler bu mezalimleri hiç bilmem. Yazık değil mi o fikirciklerine? Aksa hoş değil mi bilekten kaleme kalemden deftere? Sen yağmurlu günde olukta çağlayan su bileklerim ise çölde bir serap. Kevserler gibi akmak ister kuvvet gelmez, kaderde yazmaz. Acımaz mısın şu ince bileklere?

            İşte işte açıldı paslı musluklar, döküldü oluk oluk hasbihaller! Ama sinemde artan bir ukte. Neden böyle hissediyorum. Hani yazanlar muhterem olurdu.  Ey mürekkebimi içen kağıt, Ey külliyatlar yutmuş kağıt! Söyle neden mahrem bir tanecik fikir bırakmadın bana.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder